Bağlı Kalmayı Reddeden Mimar: Zaha Hadid
- Betül Tiryaki
- 16 Nis 2025
- 2 dakikada okunur
“360 derece var, neden birine bağlı kalalım ki?”
Zaha Hadid’in mimarlık dünyasına getirdiği vizyonun belki de en özlü ifadesi bu cümledir.
2004 yılında, mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazanan ilk kadın olarak tarihe geçti. Aslen Iraklı olan Zaha Hadid, 31 Ekim 1950’de Bağdat’ta dünyaya geldi. Babası Muhammad al-Hajj Husayn Hadid, Irak'ta sol liberal çizgideki Ulusal Demokratik Parti’nin kurucularındandı; annesi Wajiha al-Sabunji ise sanatçılıkla ilgileniyordu. Küçük yaşlardan itibaren ailesiyle birlikte yaptığı seyahatler, özellikle Güney Irak'taki Antik Sümer şehirlerine olan ilgisi, mimariye duyduğu merakı şekillendirdi. Annesinin sanatsal yönü de Hadid’in erken yaşlarda çizim ve tasarıma yönelmesinde önemli bir rol oynadı.
1972 yılında, Irak’taki politik atmosfer nedeniyle ailesiyle birlikte Londra’ya taşındı. Bu tarihe kadar Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde matematik okuyan Hadid, Londra’daki Architectural Association’da mimarlık eğitimine başladı ve 1977’de mezun oldu. Mezuniyetinin ardından, ünlü mimar Rem Koolhaas’ın ofisinde çalışmaya başladı.
Başlangıçta mimarlık dünyasında kendine yer bulmakta zorlansa da, zamanla alışılmışın dışında kıvrımlı ve dinamik tasarımlarıyla öne çıktı. Uzun yıllar tasarımları yalnızca kağıt üzerinde kaldı; özellikle 1983 yılında katıldığı Hong Kong Peak Club yarışmasını kazansa da projesi "uygulanamaz" olduğu gerekçesiyle reddedildi. Bu durum onun "kağıt mimar" olarak anılmasına yol açtı. Ancak bu başarısızlık gibi görünen gelişme, aslında onun vizyoner duruşunun ve sınır tanımayan mimari anlayışının daha fazla konuşulmasını sağladı.
İlk hayata geçen projesi, 1993 yılında Almanya’nın Weil am Rhein kentinde inşa edilen Vitra İtfaiye İstasyonu oldu. Sert geometrik formlar, hareket hissi veren hatlar ve betonun heykelsi kullanımı bu yapıyla mimarlık dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Hadid’in tasarımları yalnızca estetik değil; aynı zamanda yapısal cinsiyet kalıplarına meydan okuyordu. Erkek egemen bir alanda, başarılı bir kadın mimar olmanın ötesine geçerek, ismi artık doğrudan büyük bir “mimar” olarak anılmaya başlandı. Bununla birlikte, birçok röportajında kadın kimliğinden kaynaklanan ayrımcılıkla karşılaştığını açıkça ifade etti. Özellikle eğitimini aldığı ve uzun yıllar yaşadığı Britanya’da az sayıda proje almasını, mimarlık dünyasındaki erkek dayanışmasıyla açıklıyordu. Güçlü bir kadının bu alanda yer edinmesinin, birçok kişi için hâlâ "tahammül edilmesi gereken bir durum" olduğunu söylüyordu.
Cardiff Körfezi Opera Binası Projesi, onun mimarlık serüvenindeki bu ayrımcılığı somut olarak ortaya koyan örneklerden biridir. 1994’te açılan yarışmayı kazanmasına rağmen, kamu desteği geri çekildi ve proje iptal edildi. Gerekçeler arasında tasarımın “uçuk”, “yabancı” ve “Galler’e uygun değil” bulunması öne sürüldü. Ancak bunun yanında kadın, Müslüman ve Arap kökenli birinin bu kadar büyük bir projeyi üstlenmesine yönelik siyasi ve kültürel önyargılar da etkiliydi.
2004’te Pritzker Ödülü’nü kazandığında, bazı medya organları bu başarıyı kadın ve Arap kimliğine vurgu yaparak duyurdu; bazıları ise tamamen cinsiyetsizleştirerek sundu. Oysa bu iki yaklaşım da sorunluydu:Cinsiyetin altını fazlaca çizmek, bu başarıyı olağandışı ve istisnai gösterir; kadınların başarılarını özel bir kategoriye hapseder. Öte yandan cinsiyeti yok saymak, mimarlık dünyasındaki yapısal eşitsizlikleri görmezden gelmek anlamına gelir.Oysa olması gereken, kadın kimliğini silikleştirmeden ama başarıyı sadece bu kimliğe indirgemeden anlatabilmektir.
“Ben kadın mimarım demem; mimarım derim. Ama kadın olduğum için engellerle karşılaştım mı? Evet.”— Zaha Hadid
Betül Tiryaki



Kaynakça
https://www.arkitera.com/haber/kavislerin-kralicesi-zaha-hadid/ https://www.gzt.com/mecra/mimarligi-yeniden-tanimlayan-usta-3470581 Gordana Fontana-Giusti (2016), "Zaha Hadid: 1950–2016", Cambridge University Press, 95-98. https://www.academia.edu/31373166/Zaha_Hadid_Kad%C4%B1n_Olmayan_Mimar?auto=download https://www.newyorker.com/magazine/2009/12/21/the-abstractionist?utm_source=chatgpt.com https://www.cambridge.org/core/journals/arq-architectural-research-quarterly/article/abs/where-are-the-women-architects/F5CD88AC649FBFCA5239F0C9B20653F5







Yorumlar